Embed

İNGİLTERENİN KÜRD SOYKIRIMINI KABUL ETMESİ EMPERYALİST POLİTİKAN

  • İNGİLTERENİN KÜRD SOYKIRIMINI KABUL ETMESİ EMPERYALİST POLİTİKANIN BİR GEREĞİDİR 
  •  
  • Kürd soykırımı, dünyanın hegemonik göçlerinden ingiltere tarafında meclisteki oylama sonucunda resmen kabul edildi. Bugün atılan bu adımın anlamı geçmişte saklıdır. Geçmişe baktığımızda bu adımın insanı hiç bir tarafı olmadığını, dahada vahşileşen uluslararsı çıkar ilişkilerinin bir sonucu olduğunu görüyoruz. dolayısıyla buna herhangi bir insanı değer atfetmek ve Britanya'ya duygusal bir yakınlık duymak gerçeklerden bihaber olmayı gerektirir. 


  • emperyalsitlerin bütün politikalarının özünde emperyal/sömürü mantığı yattığı için, bu adımında da yeni bir pazar ve petrol bölgesi olan güney kürdistan'da pay alma arzusu yatmaktadır. 
    Emperyalizm'in hiç bir zaman insani bir davranışı olmamıştır. bütün davranışları çıkar hesapları çerçevesinde belirlenip şekillenmiştir. emperyalizm dün güney kürdistan'da ne anlam ifade etmişse  bugünde o anlamı ifade ediyor. 


  • Emperyalistler arası birinci bölüşüm savaşında sonra yeni sınırların nasıl şekilleneceğini belirleyen büyük oranda ingiltere ve fransa olmuştur. bunun yanında sovyetlerin'de sınırların aldığı son şekilde büyük etkileri olmuştur. mahmut berzenci'nin tüm ısrarlarına rağmen, sovyetler, kürdlerin kendi kaderini tayin hakkına hiç bir şekilde ilgi duymak istemediler. ingiltere, Güney kürdistan'da başlayan mahmut berzenci hareketini boğup, hiç bir şekilde kürdler'in bir statü kazanmasına izin vermemiştir. böylece yakındoğu'da yaşayan uluslar arasında çelişkiler yaratıp, bu çelişkiler üzerinde hegemonyasının sürdürmenin hesapları doğrultusunda kürdistan'ı üç parçaya bölmüştür. 
    batı meparyalizmi iran'da 1977 yılında mollaların gerçekleştirdiği şii islam devriminden sonra Sadam'ı İranan'ın üzerine saldı. kürdlerin'de İran'ı desteklemesinin sonucunda, savaş'ın bitiminde sadam tarafında kimyasal silahların hedefi olmaları için, sadam için bir gerekçe oldu.
    sadım'ın kürdlere karşı girmiş olduğu soykırım girişimi ilk değildi, "enfal" (bakınız: kuran, enfal suresi )adlı bir operasyon birimi tarafında başlatılan sistematik soykırımın bir sonucuydu.
    1988. şubatında başlayan ilk saldırıdan sonra: " şubatın sonunda Celal Talabani rejimi 1.5 milyon insanı zorla göç ettirerek 12 kasaba ve 300 köyü yerle bir ederek soykırım yapmakla resmi olarak suçladı. ancak batı genel olarak, ya politikalarıyla uyumsuz olduğundan yada bu tür raporların hiddete dayalı abartılar içerebileceği zannıyla kürdlerin soykırım iddialarını ciddiye almama eğilimi gösterdi. yalnızca kürfez savaş'ından sonra Middle East Watch tarafından sıralanan kanıtlar, kürtlerin daha önceki iddialarının sadece çürütülmesi imkansız olmakla kalmadığını, ırak kürtleri'nin o dönemde yaşadığı acıları çoğu durumda ifade etmekte yetersiz kaldığını gösterdi."
    ABD bir ara sadam'ı kimyasal silah kullanmakla suçladı ama bir hafta sonra çekimser kalarak elindeki belgelerin yetersiz olduğunu söylüyordu. batı hegemonik güçlerinde hiç kimsenin başını çekmek istemediği soykırım suçlamalarının altında şu sebep yatıyordu: barış görüşmelerini tehlikeye atmamak ve savaştan sonra İrak'ın yeni inşaa sürecinde pay almak yatıyordu. 


  • Batının o gün ki çıkarları soykırıma göz yumması yönündeydi. Enfal operasyonları sonucunda net olmamakla birlikte 150.000-200.000 kişi hayatını kaybetmişti. kürdler'in o gün ki savunmasızlığı ve uluslararası politikanın salt çıkarlar üzerine işlemesini:"Guardin kendi görüşüyle şöyle bildiriyordu: buldog 50 yıldır sürdürülen kimyasal silah kullanımının en küstah biçimine karşı en yumuşak sesiyle bile havlamayı hala reddetmektedir... hiçbir suçlama yapılmamıştır. hiç bir kınama yoktur. majestelerinin hükümetti resmen sağlam kanıt beklemeye devametmektedir. dışişleri'nin en deneyimli diplomatları bile böyle bir saçmalık karşısında yerin dibine geçmelidir... en uç durumlarda bile artık pek sık rastlanılmamasına rağmen, uluslararası ilişkilerde hala ahlakın yeri vardır. ve bazen savunmasız olandan yana tutum alamamak, ikiyüzlülükle birleşerek tutum almayanların kendi ahlaksızlığını ortaya koyar." 
    daha sonra batılı bir gazeteci soykırımda kullanılan maddeleri içeren toprak kanıtları getirdi bunu sonucunda batı ülkeleri ırak'ı kınadılar. 
    "fakat bu herhangi bir yaptırımla sonuçlanmadı tam aksine İngiltere Irak'a verdiği ihracat kredisini iki katına çıkardı."  

  • Ercan Yıldız

  • kaynak: Modern kürd tarihi, David mc. Dowall

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !